Levent Arslan: ABD’den 5 Patent Aldık Bu Sayıyı Artıracacağız

Basın

“SESTEK 10’UN ÜZERİNDE PATENTE SAHİP”

Ses teknolojileri alanında çözümler sunan Sestek 10’un üzerinde patente sahip. Sadece geçen yıl ABD’den beş patent aldıklarını söyleyen Sestek CEO’su Prof. Dr. Levent Arslan, önümüzdeki süreçte patent sayısını hızla artırmayı hedeflediklerini aktarıyor.

Bugüne kadar toplam 20 TÜBİTAK teşvikli projeyi hayata geçiren ve 10’un üzerinde patent sahibi olan Sestek, global marka olma hedefiyle yeni patentler üzerinde çalışıyor. Konuşma tanıma, konuşma sentezi, doğal dil işleme gibi temel ses teknolojilerinin yanı sıra, ses biyometrisi, konuşma analizi, Chatbot, sesli IVR ve sanal asistan gibi çözümler geliştiren şirket, geçen yıl sadece ABD’den beş patent aldı. Türkiye ses teknolojileri pazarında lider konumda olduklarını söyleyen Sestek CEO’su Prof. Dr. Levent Arslan, “Türkiye’de 10’dan fazla patentimiz var. Sadece ABD’den aldığımız patent sayısını da beşe çıkardık. Yurt dışındaki varlığımızı güçlendirerek 56 küresel bir markaya dönüşmek öncelikli hedeflerimiz arasında ” diyor. Önümüzdeki süreçte patent çalışmalarında portföyü genişletmeyi hedeflediklerini belirten Levent Arslan sorularımızı aşağıdaki gibi yanıtladı:

forbes-levent-arslan

Kısaca Sestek’ten bahseder misiniz?

Hangi alanlarda teknolojik çözümler üretiyorsunuz? 2000 yılında kurulan Sesteki bugün 57’si AR-GE personeli olmak üzere 78 kişilik bir ekiple İstanbul, Ankara ve Dubai ofislerinde faaliyet gösteriyor. Bugüne kadar halen dördü devam eden toplam 20 TÜBİTAK teşvikli projeyi hayata geçirdik. Ayrıca geçtiğimiz yıldan bu yana beş patent ve iki faydalı modelimizin tescillenmesi ile 10’un üzerinde patente sahibiz. Bu faaliyetlerimizin birer sonucu olarak Vadistanbul’da yer alan İstanbul ofisimiz ocak ayı itibarıyla AR-GE merkezi oldu. Bu başarıda hayata geçirdiğimiz projelerin ve AR-GE çalışmalarının büyük payı var. Konuşma tanıma, konuşma sentezi, doğal dil işleme gibi temel ses teknolojilerinin yanı sıra, ses biyometrisi, konuşma analizi, Chatbot, sesli IVR ve sanal asistan gibi çözümler de geliştiriyoruz. Geliştirdiğimiz teknolojiler otomasyonu ve self servis oranlarını artırarak kurumlara maliyet avantajı sunuyor. Müşteriler açısından kullanım kolaylığı ve gelişmiş müşteri deneyimi anlamı taşıyan bu teknolojiler, müşteri memnuniyetinin artırılmasında da büyük rol oynuyor.

Sunduğunuz çözümler hangi sektörlerde daha çok kullanılıyor?

Teknolojilerimiz telekom’dan bankacılık ve sigortacılığa, çağrı merkezlerinden kamuya uzanan geniş bir alanda kullanılıyor. Sestek olarak bugün Türkiye ses teknolojileri pazarında lider konumdayız ve hızla büyümeye devam ediyoruz. 2017 yılında yüzde 30 ciro artışı sağladık ve 15,6 milyon TL’ye ulaştık. Yakın zamanda ihracat faaliyetlerine de başladık. Başta Orta doğu olmak üzere, Kuzey Afrika, Avrupa, Rusya gibi bölgelerde çeşitli projeleri hayata geçirdik. 2017 yılında konsolide ciromuzun üçte birini ihracat gelirleri oluşturdu. Bu yıl sonu itibarıyla yurt dışı faaliyetlerimizden elde ettiğimiz cironun toplam ciromuza oranının yüzde 50’yi geçmesini hedefliyoruz.

AR-GE çalışmaları şirket için ne kadar önemli? Türkiye’de AR- GE çalışmalarına ne zaman ve nasıl başladınız?

Yerli yazılımın giderek önem kazandığı günümüz koşullarında, küresel devlerle rekabet edecek teknolojiler geliştirmenin yolunun AR-GE’den geçtiğini biliyoruz. AR-GE çalışmalarımız şirketimiz için hayati bir rol taşıyor. Bu bilinçle, kuruluşumuzdan bu yana tüm teknoloji çözümlerimizi AR-GE çalışmalarımız etrafında geliştiriyoruz, Sestek’in kurulduğu dönemde hayata geçirdiğimiz ilk ürünler, yüksek lisans ve doktora sırasında temelini attığım bireysel çalışmaların geliştirilmiş birer uzantısı niteliğindeydi. Bugün de aynı yaklaşımla, akademik çalışmalardan ve bilimsel araştırmalardan beslenen teknolojiler geliştiriyoruz. Akademi-sanayi işbirliğindeki öncü rolümüz ve sürdürülebilir AR-GE yaklaşımımız sayesinde bugün Türkiye ses teknolojileri pazarının tek yerli ve milli firması olma özelliğine sahibiz.

AR-GE merkeziniz hakkında bilgi verir misiniz? Ne zaman faaliyete geçti? Kaç kişi çalışıyor?

Vadistanbul’da yer alan İstanbul ofisimiz ocak ayında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından AR-GE merkezi olarak tescil edildi. İstanbul ofisimizde 57 kişi çalışıyor.

AR-GE merkezinizin faaliyet alanı içinde neler var?

Toplam 750 metrekare alana kurulu AR-GE merkezimizin 500 metrekaresini AR-GE ekibimize ayrılan çalışma alanları. oluşturuyor. Merkezimizde ayrıca üç toplantı odası, bir ses kayıt stüdyosu, iki yönetim odası, bir sunucu odası, bir mutfak ve çeşitli dinlenme alanları bulunuyor. Açık ofis anlayışına sahip AR-GE merkezimizi tasarlarken çalışanlarımızın rahat edeceği ve huzurla çalışacağı, ferah ve modern bir ortam oluşturmaya çalıştık. Aydınlatma, havalandırma gibi detaylara özellikle dikkat ettik. Bu titiz yaklaşımımız sonucu bugün gerçekten içimize sinen bir çalışma ortamı oluşturmuş durumdayız.

“8 MİLYON TL BÜTÇE AYIRDIK”

CİRONUN YÜZDE 35’İ AR-GE’YE: Şirket olarak ciromuzun yüzde 35’ini AR-GE’ye ayırıyoruz. Bu miktar, ciromuzdaki artışla paralel olarak yükseliyor. Ciromuzun tamamını AR-GE faaliyetlerimiz sonucu geliştirdiğimiz ürün ve hizmetlerimizden elde ettiğimiz gelir oluşturuyor.

ÜRETİMİ DESTEKLİYOR: Şirket gelirlerinin önemli bir bölümünü AR-GE faaliyetlerine ayırarak üretimde sürekliliği destekliyoruz. Böylece sürdürülebilir hızlı büyümenin de önünü açmış oluyoruz. 2017 yılında AR-GE giderlerimiz için 5,5 milyon TL ayırdık. 2018’de AR-GE bütçemizin 7-8 milyon TL’yi bulmasını bekliyoruz.

Merkezin kuruluşunda yapılan yatırım miktarı nedir?

AR-GE merkezi olarak faaliyet gösteren İstanbul ofisimize taşınmadan önce de yoğun bir şekilde AR-GE faaliyetleri gerçekleştiriyorduk. Halihazırda çok sayıda AR-GE projemiz vardı. Dolayısıyla AR-GE merkezi olarak tescillenirken, gerekli resmi başvuru ve takip sürecini izledik. AR-GE merkezi olmamız, İTÜ Teknokent’te yer alan İstanbul ofisimizi Vadistanbul’a taşıdığımız döneme denk geldi. Bu süreçte AR-GE merkezi olarak faaliyet göstereceğimiz yeni ofis binamızın Özellikle yurt dışı pazarında yakaladığımız ivmenin devam edeceğini düşünüyoruz ve 2-3 yıl sonra merkezi büyütmemiz gerekebilir. Bu açıdan da yeni bir ofis projesine yatırım yapmamız kolay genişlememize imkan verecektir. İstanbul’daki AR- GE merkezimiz dışında Ankara Bilkent Cyberpark’ta da bir ofisimiz var. AR-GE ofisi olarak faaliyet gösteren Ankara ofisimizde tamamı AR-GE personeli olan 17 çalışanımız mevcut. Buradaki çalışan sayımızın da giderek artması, daha büyük bir ofis alanına ihtiyaç duymamıza neden oluyor. Dolayısıyla bu ofisi büyütmek gibi bir planımız da var. Daha geniş bir ofis alanının, keyifli iş ortamı sağlayacağına ve personel motivasyonunu da artıracağına inanıyoruz.

Yılda ne kadar ürününüzü AR-GE merkezinizden çıkarıyorsunuz? Pazara ne kadar ürün sunuyorsunuz?

Ankara ofisimiz veri madenciliği ve analize odaklanan müşterinin sesi çözümlerimizin AR-GE faaliyetlerini yürütüyor. Kalan tüm ürünlerimiz İstanbul’daki AR-GE merkezimizde üretiliyor. Ürünlerimizi geliştirirken teknolojideki gelişmelerin yanı sıra, pazardaki beklentileri de göz önünde bulunduruyoruz. Pazarda gerçekten ihtiyaç duyulan ürünler geliştiriyoruz. Yazılım çözümleri geliştirdiğimiz için, genel anlamda bir üretim hacminden söz etmekten çok proje bazlı bir üretim yaklaşımından söz edebiliriz. Ürün çeşitliliği açısından rakiplerimizden farklılaşıyoruz. Ses biyometrisinden, doğal dil işlemeye, konuşma analizinden, konuşma sentezine uzanan çok geniş bir ürün portföyümüz var. Bizim kadar geniş bir alanda üretim yapabilen herhangi bir rakibimiz bulunmuyor.

Bugüne kadar kaç patent alındı? Başvuru adedi nedir?

Türkiye’de 10’dan fazla patentimiz var. 2017 yılından bu yana ABD’den aldığımız patent sayısını da 5’e çıkardık. Yurt dışındaki varlığımızı güçlendirerek küresel bir markaya dönüşmek öncelikli hedeflerimiz arasında. Bu doğrultuda daha geniş bir kitleye ulaşırken, patent başvuruları mevcut teknolojilerimizi koruma altına almamızı sağlıyor. AR-GE çalışmalarıyla geliştirdiğimiz sistemleri patente bağlayarak uluslararası bir portföy oluşturuyoruz. Önümüzdeki süreçte de, patent çalışmalarımızı sürdürerek portföyümüzü genişletmeyi hedefliyoruz.

Sektördeki AR-GE çalışmalarınız sizi diğer şirketlerden nasıl ayırıyor?

Bugün gelişmişlik düzeyi ile AR-GE yatırımları arasında doğrudan bir ilişki olduğunu biliyoruz. Ülkemizin kalkınmasında yerli ve milli olanaklarla üretilen yüksek teknoloji çözümlerinin büyük rol oynayacağına inanıyoruz. Bu bilinçle kurulduğumuz günden bu yana yüzde 100 yerli sermaye ile AR-GE çalışmalarımız sonucu şekillenen yüksek teknoloji çözümleri üretiyoruz. Sürdürülebilir AR-GE faaliyetlerimiz sonucu mevcut teknolojilerimizi her geçen gün geliştirerek dünya devleriyle yarışan çözümler üretiyoruz. Bugün Türkiye ses teknolojileri pazarında lider konumda olmamızı sağlayan da bu AR-GE yaklaşımımız. Geliştirdiğimiz yerel teknolojileri küresel pazara sunarak ülkemizin yazılım ihracatına yönelik misyonunu gerçekleştirmesine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Araştırma ve bilimden güç alan teknolojilerimiz sayesinde küresel pazardaki ihtiyaçları karşılayacak nitelikte ürünler geliştiren ve dünya çapında tanınan bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.

Ekonomist Dergisi Best of R&D eki – Levent Arslan Sestek Röportajı