Sürüş Deneyiminin Dönüşümü: Otomotiv Endüstrisinde Diyalogsal Yapay Zeka Uygulamaları İçin İpuçları

By March 9, 2021Blog Gönderileri
surus-deneyiminin-donusumu-otomotiv-endustrisinde-diyaloga-dayali-yapay-zeka-uygulamalari-icin-ipuclari

Mobil cihazlardan akıllı evlere ve web sitelerinden sanal asistanlara, diyalogsal platformların dokunmadığı hiçbir alan kalmadı neredeyse. Sesi en doğal etkileşim aracı olarak kullanarak, diyalogsal yapay zeka, herhangi bir platformu işlevsel bir asistana dönüştürüyor.

Sesle etkinleştirilen dijital asistanların kullanımı otomomillerde de giderek yaygınlaşıyor.

Market Insight Reports tarafından yapılan  yakın tarihli bir araştırmaya göre, otomotiv pazarındaki yapay zeka yatırımlarının 2026 yılına kadar 12 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Bilgi-Eğlence Sistemlerinin Dönüşümü

Konuşma sistemlerinin yaygınlaşmasından önce, bilgi-eğlence sistemleri otomobillerde popülerdi.

Araç içi bilgi-eğlence sisteminin kökeni 1930’lara dayanıyordu, ‘Motorola’ adlı ilk araba radyosu 1950’de tanıtıldı. Otomotiv endüstrisindeki birçok ilerlemeden sonra, 1970-1977’de otomotiv kaset çalar piyasaya sürüldü. Entegre GPS navigasyon sistemi, 1987 yılında Toyota tarafından tanıtıldı ve sonraki yıllarda diğer oyuncular tarafından takip edildi.

1990’ların sonlarında, uzaktan teşhis devreye girdi ve 2003’ten sonra araç sağlık raporları, bağlantılı araç hizmetlerinin kapsayıcı bir parçası haline geldi. 1990’ların sonunda akıllı telefon teknolojisi de gelişti ve 2004-2006 civarında araç içi bilgi-eğlence için akıllı telefon bağlantısı tanıtıldı. On yılın sonunda, sesli mesaj, görsel, e-posta, araç teşhisi, navigasyon ve mobil uygulamalara entegrasyon gibi hizmetleri içeren geniş ekran gibi araç içi akıllı telefon kullanımına alternatifler ortaya çıktı. 2010’lardan sonra otomobillerde sesle çalışan sistemleri daha çok görmeye başladık. Ses tabanlı asistanların yükselişi, araçlarda diyalogsal sistemlerin benimsenmesini de hızlandırdı. 

Araç İçi Diyalogsal  Yapay Zeka ne vaat ediyor?

Otomobillerdeki konuşma sistemlerinin sunduğu konfor yadsınamaz. Sürücülerin tüm araç içi sistemleri sesle çalıştırmasına olanak tanımak, sürüş deneyimini iyileştiriyor ve dikkat dağınıklığını en aza indirerek güvenliği artırıyor. 

Diyalogsal Yapay Zeka ile Daha Güvenli Sürüş Deneyimi

Sürücünün dikkatinin dağılması önemli bir yol güvenliği sorunu yaratıyor. Amerikan Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) ABD’deki kazaların % 25’inde kazanın ana nedeninin sürücünün dikkatinin dağılmasından kaynaklandığını tahmin ediyor.  Bu, yalnızca ABD’de, sürücünün dikkat dağınıklığı nedeniyle her yıl 1,2 milyon kaza olduğu anlamına geliyor.

Gelişmiş bilgi-eğlence sistemlerine sahip modern otomobiller genellikle daha fazla bilişsel ilgiye ihtiyaç duyar ve bu da daha fazla dikkat dağılmasına neden olur. Bu nedenle araştırmacılar, otomobil ve sürücü arasındaki etkileşimi geliştirerek dikkat dağınıklığını yönetmenin daha iyi yollarını arıyorlar. Diyalogsal yapay zeka teknolojisi bu noktada etkili bir çözüm sunuyor. Teknoloji, doğal konuşma yoluyla eller serbest etkileşime izin veriyor. Konuşma tanıma ve doğal dil işleme teknolojilerindeki gelişmeler, sürücü ve kullanıcı arasında diyaloğa dönüşen bir konuşmayı mümkün kılıyor. Bu da, güvenliği artıran kesintisiz bir sürüş deneyimi anlamına geliyor.

Sürüş Deneyimini Geliştirme

Araç içi diyalogsal yapay zeka uygulamaları, kullanıcıların en doğal arayüz olan sesle etkileşim kurmasını mümkün kılıyor. Bu teknolojinin elleri ve gözleri serbest kılan doğası, sürücüler için dikkatlerini sürüş dışına çekmeyerek güvenli bir deneyim sunuyor. Böylece sürücüler, ellerini direksiyondan çekmeden birçok farklı işlemi yerine getirebiliyor. Bu, sesle çalışan asistanları, otomobiller için “bulunsa iyi olur” bir özellikten ziyade “olmazsa olmaz”  bir özellik haline getiriyor.

Diyalogsal yapay zeka, mevcut araç içi bilgi-eğlence sistemlerini etkileşimi kolay dijital asistanlara dönüştürüyor. Sürücüler bu sistemlerle konuşarak çeşitli işlemleri yerine getirirken beraberinde eğlenceli bir sürüş deneyimi yaşayabiliyor. Sürücüler, telefon görüşmesi yapmak, navigasyon talimatlarını almak, bir SMS veya e-posta göndermek, hava tahminini öğrenmek vb. gibi birçok işlemi sadece araç içi asistanlarıyla konuşarak yapabiliyorlar.

Teknoloji Uygulamaları

Araç içi diyalogsal yapay zeka  uygulamaları arttıkça, daha fazla şirket bu teknolojiyi müşterilerine pakete dahil bir hizmet olarak sunacak. Bu yüzden bu teknolojileri tek başına sunmak, rekabette farklılaşmak için yeterli olmayacaktır. Daha fazla marka bu tür teknolojileri sağladıkça, oyuncuların rakiplerinden farklılaşmanın yeni yollarını bulmaları gerekecek. İşte otomotiv markalarının etkili bir araç içi diyalog sistemi sunması için dikkate almaları gereken detaylar:

  1. Nihai Hedefinizi Belirleyin

Diyalogsal Yapay Zeka uygulamalarını “herkes yapıyor” gerekçesiyle hayata geçirmek, işletmeniz için yapabileceğiniz en kötü şey olabilir. Herhangi bir işlem yapmadan önce iyi düşünülmüş bir stratejiye ihtiyacınız olacak. Bir yol haritası çizmek için önce hedefinizi belirlemelisiniz. Ardından, ekibinizle aşağıdaki soruları tartışmaya çalışın:

  • Diyalogsal yapay zekayı uygulayarak neyi başarmak istiyoruz? Nihai hedefimiz nedir?
  • Diyalogsal yapay zeka, sürüş deneyimini nasıl geliştirebilir?
  • Hayata geçireceğimiz yapay zeka çözümü, sürücülerin hangi önemli dertlerine deva olabilecek?
  • Bu çözüm onlara nasıl yardımcı olacak?
  • İlerlemeyi izlemek için temel temel performans göstergelerini (KPI) nasıl oluşturabiliriz?
  1. Doğru Teknoloji Sağlayıcıyı Seçin

Diyalogsal yapay zeka çözümlerini hayata geçirmek, hayli zaman alan ve çaba gerektiren ciddi bir karardır. Uzman bir sağlayıcıyla işbirliği yapmak, bu süreci kolay ve sorunsuz hale getirecektir. Bu nedenle, teknoloji iş ortağına karar verirken aşağıdaki yetenekleri aramanız faydalı olabilir:

  • Doğal dil işleme konusunda uzmanlık: Diyalogsal bir yapay zeka sisteminin performansı, doğal dil işleme (NLP) motoruna bağlıdır. Dil, fonetik yazımın dilbilimi, lehçeler, kültürel nüanslar ve alana özgü terminoloji, NLP motorunun etkinliğini belirler. Bu nedenle, bu alanlarda deneyime sahip bir teknoloji sağlayıcıyla çalıştığınızdan emin olun.
  • Kullanıcı deneyimi odaklı yaklaşım: Kullanıcı deneyimi (UX), bir ürün veya çözümün kullanıcı beklentilerine nasıl uyduğuyla ilgilidir. Başka bir deyişle, diyalogsal yapay zekanın başarısı, doğrudan diyalog tasarım becerileriyle ilgili etkili bir kullanıcı deneyimi sağlama kapasitesine bağlıdır. Doğal ve sorunsuz bir diyalog sunmak için, kulağa daha insani ve daha az mekanik gelen diyaloglar oluşturmalısınız. Bu sadece dilbilimde değil aynı zamanda bağlamsal yeteneklerde de uzmanlık gerektirir. Bu nedenle, teknoloji sağlayıcınız daha akıllı diyaloglar ve nihayetinde daha akıllı sistemler tasarlama konusunda deneyime sahip olmalıdır.
  • Profesyonel hizmetlerde yeterlilik: Diyalogsal yapay zeka projeleri titiz bir yaklaşım gerektirir. Gelişmiş bir sürüş deneyimi sağlamak için sürekli izleme ve iyileştirme gereklidir. Teknoloji sağlayıcınızı seçerken, özelleştirmeler, eğitim, uygulama ve uygulama sonrası destek dahil olmak üzere profesyonel hizmetlerdeki yeteneklerini göz önünde bulundurun. Teknoloji sağlayıcınızın motivasyonunuzu anladığından ve buna göre bir proje yönetimi yaklaşımı sunduğundan emin olun. 
  1. Planı Aşamalandırın
  • Hazırlık: Ekibinizle teknoloji sağlayıcınızın ekibini bir araya getirerek gereksinimleri belirleyin. Önceden teknik özellikler, kurulum gereksinimleri ve temel performans göstergeleriyle ilgili kontrol listeleri hazırlayın.
  • Test: Pratikte uygulanabilir olup olmadıklarını görmek için teknoloji özelliklerini test edin. Teknolojiyi müşterilerinize sunmadan önce olabildiğince çok dahili test uygulayın. Böylece, kullanıcı ve güvenlik testlerini tamamlayabilir ve gerekli düzeltmeleri zamanında uygulayabilirsiniz.
  • İzleme: Teknoloji kullanılmaya başlandıktan sonra, sürücü davranışını izleyin ve mümkün olduğunca çok geri bildirim alın. Bunlar, kullanıcı deneyimini iyileştirmek için ne yapmanız gerektiğini belirlemenize yardımcı olacaktır.
  • Değerlendirin: Herhangi bir projenin başarısı, objektif performans değerlendirmeye bağlıdır. Bu, sürekli izleme ve analiz gerektirir. Diyalogsal Analiz araçları, sunduğunuz teknolojinin etkinliğini ve faydalarını ölçmenize yardımcı olabilir ve iyileştirme için sonraki adımlarınızda size rehberlik edebilir.

Sestek ve Araç İçi Yapay Zeka

Sestek olarak, Sesli IVR, chatbot, sanal asistan ve akıllı platformlar dahil olmak üzere geniş bir kullanım alanına sahip çok kanallı diyalogsal yapay zeka teknoloji çözümleri sunuyoruz. Yakın zamanda Türkiye’nin lider otomotiv üreticisi TOFAŞ ile iş birliği yaptık. Birlikte sektörde bir ilk olacak bir araç içi sesli asistan geliştireceğiz. Diyalogsal Yapay Zeka teknolojimiz, sürücü ve sanal asistan arasında doğal bir diyalog ortamının kurulmasını sağlayacak. Sürücüler, asistanla doğal konuşma yoluyla etkileşime girebilecek. Asistan, söylenenleri anlamlandırabilecek ve gerekli cevaplarla geri dönebilecek; ek bilgiye ihtiyaç duyduğunda sürücüye çeşitli sorular sorarak detaylı bilgi talep edebilecek.

Asistan, rota ve yol durumu bilgileri ve kullanıcının sürüş özelliklerine göre öneriler sunacak ve anlık sözlü uyarılarla sürüş güvenliğini destekleyecek.  Bu sayede güvenlik, rahatlık ve konfor açısından daha gelişmiş bir sürüş deneyimi mümkün olacak. Uygulamanın bilinen sanal asistanlardan en dikkat çekici farkı, otomobilden alınacak birçok anlık veriyi analiz edebilmesi olacak. Bu sürekli geri bildirim ve analiz sürücüyü desteklemek için kullanılacak. Söz konusu proje hakkında daha fazla bilgi edinmek için bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

Yazar: Çağrı Doğan, Erişilebilir Ürünler Danışmanı, Sestek